Dünya Fotoğraf Günü'nde usta fotoğrafçılara sorduk: Sizin için ne ifade ediyor?

Bugün “Dünya Fotoğraf Günü”… Biz de Türkiye’nin en usta fotoğrafçılarına, fotoğraf sanatının kendileri için ne manaya geldiğini sorduk ve hisli cevaplar aldık…
MURAT ÖZTEKİN'İN HABERİ - Coşkun Aral “İbn-i Heysem, bin sene evvel bir görüntüyü kara kutuya aktarmayı başardı. Ondan 830 sene sonra ise insanoğlu görüntüyü kalıcı fotoğrafa dönüştürdü. Fotoğraf Doğu’dan başlayan bir girişimdi. Batı bunu hayata geçirdi. Yani ortak bir akılla çıkan, ortak ifade biçimi oldu. Ben bir anlatıcıyım. Fotoğraf da benim için çok güçlü bir dil. Öyle bir dil ki, ifade biçimi olmayan kişiye bile aktarabiliyorsunuz. Zaten insanoğlunu diğer canlılardan ayıran bir özellik de anlatıcı olması...” diyor.
BİR HAYAT BİÇİMİ
İzzet Keribar “Fotoğraf yıllardır kendimi verdiğim bir sanat, bir hayat biçimi… Onunla yatıp kalkıyorum. Hep ‘Acaba yarın nereyi fotoğraflarım?’ diye düşünüyorum. Bu yaşıma rağmen her gün kendime bir fotoğraf işi buluyorum. Sağlıklı olmamı fotoğraf peşinde koşmama bağlıyorum. En korktuğum şey ise bir gün yürüyemez hâle gelip fotoğraf çekememek… Ben güzeli çekmeye çalışıyorum. Fotoğraf çekerken mutlaka yüreğimde bir şeyler hissetmem gerekiyor. Her fotoğrafın bir hikâye anlatması lazım” şeklinde konuşuyor.
BİR TEDRİSAT YOLU
Mustafa Seven “En basit tabiriyle fotoğraf benim için bir tutku… Hayatımın merkezinde yer alan, ilmimi ve dünyaya bakışımı geliştiren, güzel olan şeyleri bana veren bir iletişim… Fotoğrafı bir tedrisat olarak görüyorum. Yani fotoğraf beni de eğitiyor. İyiyi yakaladıkça, kendime yakın olanı buldukça daha mutlu oluyorum. İyi bir fotoğraf karesi çektiğimde ise farklı bir haz duygusu yaşıyorum ve o günü daha verimli geçirdiğimi hissediyorum” ifadelerini kullanıyor.
PEK YAKIN BİR ARKADAŞ
Murat Germen ise “Benim için fotoğraf birçok şey: Çok az sayıdaki en derin tutkularımdan birisi, tanıklık aracı, olay yeri incelemede kullanılan suç delili, dünyayı ve insanları tanımanın farklı yollarını sunan bir iletişim kanalı, çeşitli meselelerimin sanatsal ifade aracı, akıllı telefonlar sayesinde her an elimin altında olan görsel not alma platformu, öykü ve metin ile çok güçlü ilişkileri olan bir anlatı alanı, sağlıklı evrim geçirmiş bir mecra, güven duyduğum ve bu dünyadan göçene kadar sadık kalacağım pek yakın bir arkadaş...” diyor.
ÂLEMİ KEŞFETME VASITASI
Süleyman Gündüz de “Benim için fotoğraf tarihe kayıt düşülen bir belgedir; hem sosyolojidir hem tarihtir hem edebiyattır hem de sanattır. Fotoğraf bakıp görme eylemini gerçekleştirmektir. İnsanoğlu bakar ama bazen görmeyebilir. Fotoğraf ise insana görme ayrıcalığı kazandırır. Beni fotoğrafa iten esas şey ise âlemi keşfetme duygusudur. İyi bir fotoğraf karesi çekmenin en güzel yanı Yaratıcı’nın meydana getirdiği o eşsiz âlemi hissedebilmek” şeklinde konuşuyor.