En güzel yazının engelsiz kalemleri

- Güncelleme:
En güzel yazının engelsiz kalemleri
Türkiye Cumartesi Haberleri

Hat sanatının tarihi engelli sanatçıların hikâyeleriyle dolu. Elsiz kolsuz sanatçılar da var, felçli ustalar da…

MURAT ÖZTEKİN'İN HABERİ - Hüsnühat, en uhrevi ve kadim sanatlardan biri… Hat tarihinde ise enteresan hikâyelerin yanında sıra dışı engelli şahsiyetler de saklı... 1.400 yılı aşan sanatta, elleri ve kolları olmamasına rağmen ustalaşan isimler de mevcut, felçli olup adını altın harflerle yazdıranlar da… Dahası Hafız Osman ve Şeyh Hamdullah’ın yaşadığı çileler de az değil… İşte o hat sanatçılarının hikâyeleri…

BİDEST KADIN HATTAT

> Eyyubiler devrinde enteresan bir kadın hattat vardır. 1100’lü yıllarda Mısır’da yaşayan Binti Hüdaverdi isimli kadın “Bidest” diye anılır. Yani iki eli de yoktur. Buna rağmen ayaları ve ayaklarıyla hat yazmayı öğrenir. Hem de zamanla Kahire’nin usta sanatçılarını hayrete düşüren eserler meydana getirir.

> Binti Hüdaverdi’nin benzeri şahsiyetler Osmanlı İmparatorluğu’nda da vardır. 1600’lü yıllarda Bolu’da doğan Bidest ü Bipa Mehmed Efendi, bir hastalık sebebiyle ellerini ve ayaklarını bileklerinden kaybeder. Bir umutla İstanbul’a gelir ve o devrin meşhur hattatlarından Suyolcuzade Mustafa Eyyubi’den dersler almaya başlar. Mehmed Efendi, bilek uçlarıyla hat eserleri yazmayı başarır. Namı da öyle yayılır ki, haberi devrin padişahı Sultan IV. Mehmed’e kadar gider. Nasıl eser yazdığını merak eden Sultan, Mehmed Efendi’nin meşkini bizzat görünce hayrete düşer. Sonrasında kendisine maaş bağlayıp mükâfatlar verir. Bidest ü Bipa Mehmed Efendi’nin bir yazısı ise günümüzde Topkapı Sarayı’ndaki “Hüsnühat” galerisinde görülebilmektedir.

> 1700’lü yıllarda Edirne’de yaşayan Şugli Ahmed Dede isimli bir şair de bir kaza veya hastalık yüzünden bir elini ve ayağını kaybeder. Ancak bu hâlde hat sanatını öğrenmeye başlar. Derslerine devam ettiği Kevkeb Mehmed Efendi’den icazet alan sanatçı, şairane eserler yazıp talebeler yetiştirir.

> Osmanlının büyük hat sanatçısı Ahmed Karahisari, kendisinin kölesi olan Hasan Efendi’yi azat edip iyi bir sanatçı olarak yetiştirir. Öyle ki Süleymaniye ve Selimiye Camilerinin bazı hatlarını o kaleme alır. Ancak Evliya Çelebi’nin rivayetine göre Hasan Efendi’nin gözlerine Selimiye’de kireç düşer ve kısmen görmez olur. Fakat bu hadiseden sonra bile eser yazdığı rivayet edilir.

HEM ÇOLAK HEM SOLAK

> Mehmed Esad Yesari Efendi, 1730’lu yıllarda Mübaşir Kara Mahmud Ağa’nın oğlu olarak hayata gözlerini açar. Fakat sağ tarafı felçli, sol yanı ise pek güçsüzdür. Büyüyünce de hat sanatına merak duyar. Bazı sanatçılar ise onu talebeliğe kabul etmek istemez. Ancak hattat Seyyid Mehmut Dedezade meşklerindeki ışığı görür ve kendisini yetiştirir. Yıllar geçer, Esad Efendi sarayın da takdir ettiği büyük bir sanatçı olur; başta Ayasofya olmak üzere büyük camilere yazılarını işler. Esad Efendi, hem çolak hem de solak bir şekilde eser kaleme aldığı için ‘Yesar’ lakabı ile anılır.

> Türk hat sanatının en büyük üstatlarından biri olan Şeyh Hamdullah, ömrünün son yıllarında gözleri görmez olduğu için üç gözlük üst üste koyup elleri titreyerek eser yazar. Bu hâlini ise imzalarında ifade eder.

> Hat sanatında 17. asırda kendine has yol açıp asırlarca isminden söz ettiren ve bugün bile birçok Mushaf’ı kaleminden okuduğumuz Hafız Osman, sanata damga vurup Padişah III. Mustafa Han’ın da aralarında olduğu usta sanatçılara hocalık yapar. Büyük usta, vefatından birkaç sene evvel ise felç geçirir. Fakat o hâline rağmen elinden kalemi bırakmaz, ömrünün sonuna kadar şaheserler yazmaya devam eder…

AJANDA

>> Arkeologlar, sanatçılar, tarihçiler, gezgin ve yazarların misafir olduğu İş Sanat’ın podcast serisi “Kahverengi Yol Panoları”, dinleyicileriyle buluşmaya devam ediyor. Bugüne kadar yayınlanan 97 bölüme Spotify, YouTube ve Apple Podcast gibi platformlar üzerinden ulaşılabiliyor.
>> Bodrum sanat turizmine yön vermek amacıyla hayata geçirilen Caresse Art projesi çerçevesinde gerçekleşen “Sanatta Birlik: Yansımalar ve Kırılmalar” sergisi 31 Ağustos’a kadar Caresse Bodrum’da sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.
>> İstanbul’un yanı başındaki Şile, 14-20 Ağustos tarihleri arasında 34. Uluslararası Şile Bezi Kültür ve Sanat Festivali’ne ev sahipliği yapacak. Festivalde yedi gün boyunca panel, söyleşi ve konser gibi faaliyetler düzenlenecek.
>> Sabancı Vakfının ana destekçisi olduğu Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası (TUGFO) yeni sezon konserlerine başlamak için gün sayıyor. Yetmiş üç genç müzisyenden oluşan orkestra, sezonun ilk konserini 23 Ağustos’ta AKM’de verecek.

KİTAP

>> Yapay zekânın vadettiği hayat

Berrin Küçükcan ve Banu Fulya Yıldırım’ın hazırladığı “Yapay Zekâ: Disiplinlerarası Yaklaşımlar” adlı kitap, VakıfBank Kültür Yayınları tarafından neşredildi. Yapay zekâyı, teknik bir dil yerine herkesin anlayacağı üslupla anlatan eserde, her bir konu sektör uzmanları ve akademisyenler tarafından ayrı ayrı inceleniyor. Eser yapay zekânın dilbilim, bankacılık, sağlık, hukuk ve kütüphanecilik başta olmak üzere çeşitli sahalardaki uygulamalarına ışık tutuyor.

>> Aykırı yazarın bütün hikâyeleri

Aykırı fikirli İngiliz yazar Virginia Woolf’un 1906’da ilk kaleme aldıklarından 1941’deki ölümünden kısa bir süre evveline kadar tamamlama fırsatı bulduğu bütün hikâyeler bir kitapta... Timaş Yayınları etiketiyle yayımlanan “Virginia Woolf-Bütün Öyküleri” adlı eser, feminist kalemin karmaşık ruh dünyasına ayna tuttuğu gibi, kalemindeki değişimleri de ortaya koyuyor. Edebiyatta derin izler bırakan yazarın sadece 18’i hayattayken neşredilmiş 46 hikâyesinde yer verilen kitap, Susan Dick’in notlarıyla okura sunuluyor.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.
Sonraki Haber Yükleniyor...