ABD'li Foreign Policy'den beklenmedik Kılıçdaroğlu dönüşü: Önce 'umudumuz' dediler şimdi ise 'zayıf'

Kemal Kılıçdaroğlu'nu, adaylığının kesinleşmesinin ardından, Recep Tayyip Erdoğan'a karşı 'umut' sözleriyle gündeme alan ABD'li Foreign Policy'den beklenmedik bir geri adım geldi.
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Batı'nın önünde engel olarak gördükleri Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı bir "umut" olduğuna yönelik makale kaleme alan ABD'li Foreign Policy, bu defa beklenemdik bir dönüş yaptı. Konuya ilişkin analizde, Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan'ın gerçekçi rakipleri arasında en zayıfı olmasına rağmen 7'li ittifaka adaylığını dayatma biçimi ve mizacının da bu konuda şüpheleri çektiği belirtildi.Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan'ın gerçekçi rakipleri arasında en zayıfı olmasına rağmen 7'li ittifaka adaylığını dayatma biçimi ve mizacının da bu konuda şüpheleri çektiği belirtildi.
"CHP'NİN İŞLEYİŞİ DEMOKRASİDEN YOKSUN"
Haber 7'nin aktardığı habere göre, "Ya Kemal Kılıçdaroğlu kazanırsa" başlığı ile kaleme alınan yazıda Kılıçdaroğlu ve ortaklarının ülkeyi yönetmede umut vadetmedikleri ve CHP'nin iç işleyişinin de demokrasiden yoksun olduğu "ne yazık ki" denilerek analiz edildi.
"2023 yılının en önemli seçimlerinden biri Türkiye'de olacak" diyen Batı basınında 14 Mayıs seçimleri gündem olmayı sürdürüyor. Batı medyasının 2018 seçimlerinde açık açık Erdoğan'ın karşısında Muharrem İnce'yi desteklediğini açıkladığının itiraf edildiği bir analizde, 14 Mayıs seçimleri ile ilgili dikkat çeken detaylar yer aldı. 'Erdoğan'ın kaybedeceğine inanmak zor görünüyor' denilen analizde, Kılıçdaroğlu liderliğindeki 7'li koalisyonun 'hantal'yapısı vurgulandı.
ABD merkezli medya kuruluşu Foreign Policy, Türkiye'nin 2018 cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası sırasında New York Times'ın Erdoğan'ın o zamanki rakibi Muharrem İnce'yi desteklediğini ifade eden bir başyazı yayınladığını hatırlattı.
"ERDOĞAN'IN KAYBEDECEĞİNE İNANMAK ZOR"
14 Mayıs seçimleri ekseninde, Türk dış politikasını Başkan Erdoğan'ı ve 7'li koasliyonu mercek altına alan analizdeki, "Erdoğan'ın kaybedeceğine inanmak zor görünüyor. " ifadeleri dikkatleri çekti.
Erdoğan'ın seçimi kaybetmesini yalnızca 6 Şubat depremleri sağlayabileceği iddia edilen analizde, 'Kılıçdaroğlu kazanırsa bu ne anlama gelir?' sorusuna yanıt arandı.
"İDEOLOJİK OLARAK BİRBİRİNDEN FARKLI BİR KOALİSYON"
Batılı yorumcuların Kılıçdaroğlu kazanırsa, NATO için Türkiye'nin daha uyumlu bir ülke olacağını iddia ettiği belirtilirken "Kılıçdaroğlu ve ortaklarının neye inandıklarını, nasıl yöneteceklerini söylemek zor" ifadeleri dikkat çekti.
Kılıçdaroğlu'nun liderliğini yaptığı Millet İttifakı'nın Erdoğan'a karşı nefretle birleşen ancak iddeolojik olarak birbirinden ideolojik olarak farklı bir koalisyon olduğu vurgulandı.
ARTIK 'UMUT'LARI CHP DEĞİL
Foreign Policy'de daha önce yayınlanan bir makalede Erdoğan Türkiye'sinin Batı'nın çıkarlarına ters olduğu ana muhalefet partisi CHP'nin umut vadettiği ifade edilmişti.
Millet İttifakının doğası gereği 'hantal' olduğu ilgi çeken tek yönünün güçlendirilmiş parlamenter sistem iddiası olduğu belirtildi. Ancak "bu sistemin de 'ne yazık ki' gerçeklikten ve garip bir şekilde politikadan yoksun olduğu görünüyor." denildi.
RAKİPLER ARASINDA EN ZAYIFI
Bazı Parti üyelerinin CHP'nin iç işleyişini demokrasiden yoksun olarak nitelediği vurgulanan analizde, Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan'ın gerçekçi rakipleri arasında en zayıfı olmasına rağmen 7'li ittifaka adaylığını dayatma biçimi ve mizacının da bu konuda şüpheleri çektiği belirtildi.
ABD ZİYARETLERİ HATIRLATMASI
Kılıçdaroğlu'nun kazanması halide Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile aynı fikirde olmayacağına dikkat çekildi.
Öte yandan Kılıçdaroğlu'nun son 10 yılda iki kez ABD'yi ziyaret ettiği hatırlatılan analizde, bu gezinin gizlenmeye çalışıldığı ve rakiplerinin hafife alındığı vurgulandı. Bu ziyaretlerin 'sinsi' olarak nitelendirildiği analizde, bu durumun da ikili ilişkiler için pek de iyi olmadığı ifade edildi.
(Haber 7)